Bir varmış, bir yokmuş. Uzaklarda, yemyeşil ormanlarla çevrili büyük ve güzel bir krallık varmış. Bu krallıkta, güzelliği ve iyi kalbiyle herkesin sevdiği Pamuk Prenses adında genç bir prenses yaşarmış.
Pamuk Prenses’in teni kar kadar beyaz, saçları gece kadar siyah, yanakları ise elma gibi kırmızıymış. Ancak onu gerçekten özel yapan şey güzelliğinden çok, yardımsever ve iyi kalpli olmasıymış.
Kötü Kalpli Kraliçe
Pamuk Prenses’in üvey annesi olan kraliçe, çok güzel görünmesine rağmen kıskanç ve kötü kalpli bir kadınmış. Her gün sihirli aynasının karşısına geçip aynı soruyu sorarmış:
“Ayna ayna, söyle bana; bu dünyada benden güzeli var mı?”
Sihirli ayna uzun yıllar boyunca kraliçeye onun dünyanın en güzel kadını olduğunu söylemiş. Fakat Pamuk Prenses büyüdükçe işler değişmiş.
Bir gün kraliçe yine aynasına sormuş:
“Ayna ayna, söyle bana; bu dünyada benden güzeli var mı?”
Ayna bu kez şöyle cevap vermiş:
“Kraliçem, sen çok güzelsin. Fakat Pamuk Prenses senden daha güzel.”
Kraliçe bunu duyunca çok öfkelenmiş. Pamuk Prenses’i artık bir rakip olarak görmeye başlamış.
Pamuk Prenses Ormana Kaçıyor
Kraliçe, Pamuk Prenses’i saraydan uzaklaştırmak için bir plan yapmış. Pamuk Prenses korkup ormana kaçmış.
Ormanın içinde uzun süre yürümüş. Hava kararmaya başladığında çok yorulmuş ve ne yapacağını bilememiş.
Bir süre sonra küçük ve sevimli bir ev görmüş. Kapısını çalmış fakat içeriden kimse cevap vermemiş.
Kapı açık olduğu için içeri girmiş. Evde küçük bir masa, birkaç sandalye ve yan yana dizilmiş yedi küçük yatak varmış.
Pamuk Prenses çok yorgun olduğu için evi biraz toparlamış. Daha sonra yataklardan birine uzanıp uyuyakalmış.
Yedi Cüceler Eve Dönüyor
Bu küçük ev, ormanda çalışan yedi cüceye aitmiş. Akşam olduğunda cüceler eve dönmüşler.
Eve girdiklerinde eşyaların yer değiştirdiğini fark etmişler. Daha sonra odalarına baktıklarında yataklarından birinde uyuyan Pamuk Prenses’i görmüşler.
Pamuk Prenses uyandığında karşısında yedi cüceyi görünce önce biraz korkmuş. Fakat cüceler ona zarar vermek istemiyormuş.
Pamuk Prenses başından geçenleri anlatmış. Cüceler onun hikâyesini dinledikten sonra ormanda tek başına kalmasına izin vermemişler.
“İstersen bizimle burada yaşayabilirsin.” demişler.
Pamuk Prenses çok mutlu olmuş. O günden sonra cüceler çalışmaya gittiğinde ev işlerine yardım etmiş, akşamları ise hep birlikte güzel vakit geçirmişler.
Kraliçenin Yeni Planı
Kraliçe bir süre sonra sihirli aynasına tekrar sormuş:
“Ayna ayna, söyle bana; bu dünyada benden güzeli var mı?”
Ayna yine Pamuk Prenses’in hayatta olduğunu ve hâlâ ondan daha güzel olduğunu söylemiş.
Kraliçe, Pamuk Prenses’in ormanda yedi cüceyle yaşadığını öğrenmiş. Bunun üzerine onu kandırmak için yaşlı bir kadın kılığına girmiş.
Yanına sihirli bir elma almış ve cücelerin evine doğru yola çıkmış.
Sihirli Elma
Kraliçe, yaşlı bir kadın kılığında evin önüne geldiğinde Pamuk Prenses’e güzel kırmızı elmaları olduğunu söylemiş.
Pamuk Prenses önce elmayı almak istememiş. Ancak kraliçe ona elmanın çok lezzetli olduğunu söyleyince merak etmiş.
Pamuk Prenses elmadan bir ısırık almış. Sihirli elmanın etkisiyle yere düşüp derin bir uykuya dalmış.
Kraliçe ise planının işe yaradığını düşünerek oradan uzaklaşmış.
Yedi Cüceler Pamuk Prenses’i Buluyor
Cüceler eve döndüklerinde Pamuk Prenses’i yerde hareketsiz görünce çok üzülmüşler.
Onu uyandırmaya çalışmışlar fakat Pamuk Prenses uyanmamış.
Cüceler onun öldüğünü düşünmek istememişler. Pamuk Prenses’i çok sevdikleri için onu güzel bir cam tabutun içine yerleştirmişler ve ormanda onun yanında beklemeye başlamışlar.
Prens ve Pamuk Prenses
Bir gün ormandan geçen genç bir prens, cam tabutun içindeki Pamuk Prenses’i görmüş.
Pamuk Prenses’in ne kadar güzel ve masum göründüğünü fark etmiş. Cücelerden onun hikâyesini dinlemiş.
Prens ve cüceler Pamuk Prenses’i uyandırmanın bir yolunu aramışlar. Sonunda sihirli elmanın etkisi ortadan kalkmış ve Pamuk Prenses gözlerini açmış.
Pamuk Prenses uyandığında karşısında cüceleri ve genç prensi görmüş. Herkes büyük bir sevinç yaşamış.
Mutlu Son
Pamuk Prenses, yaşadığı kötü günleri geride bırakmış. Kendisine yardım eden yedi cüceye teşekkür etmiş.
Genç prens ile birlikte saraya gitmiş ve yeni bir hayata başlamış.
Artık Pamuk Prenses için kötülük, korku ve yalnızlık geride kalmış. İyiliğin ve dostluğun her zaman önemli olduğunu hiç unutmamış.
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler Masalının Ana Fikri
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalı, iyiliğin, dostluğun ve yardımseverliğin önemini anlatır. Masal aynı zamanda yalnızca dış görünüşe değil, insanın kalbine ve davranışlarına değer vermemiz gerektiğini hatırlatır.
İyilik yapan, çevresindeki insanlara değer veren ve zor zamanlarda umudunu kaybetmeyen kişiler sonunda güzel günlere ulaşabilir.
Çocuklara Verdiği Mesaj
Bu masaldan çıkarılabilecek en güzel derslerden biri, kıskançlığın ve kötülüğün insanı mutsuz ettiği, sevgi ve dostluğun ise hayatı güzelleştirdiğidir.
Pamuk Prenses’in yaşadığı olaylar, çocuklara zor zamanlarda yardım istemenin, iyi insanlara güvenmenin ve umudunu kaybetmemenin önemini anlatır.
Masalın Sonu
Ve Pamuk Prenses, yedi cücelerle kurduğu güzel dostluğu hiçbir zaman unutmamış. Hayatının geri kalanını sevgi, dostluk ve mutluluk içinde geçirmiş.
Gökten üç elma düşmüş; biri masalı anlatana, biri dinleyene, biri de iyiliği kalbinde taşıyana…
Yorumlar (0)